Jacob Riis

1870’li yıllarda ABD’ye göç ettiğinde ABD toplumunda depresyon ve yoğun işsizlik en üst düzeydedir. Özellikle sanayi işçileri arasında işsizlik büyük orandadır. Tüm bu oluşumlar, emek ile sermaye arasındaki gerilimi arttırmış, sonuçta 1877 yılında demiryolları grevine yol açmıştır. Riis o sırada polis muhabiri olarak çalışmaktadır. New York Tribüne’deki yazılarında sürekli olarak New York barınakları ve polis barınma evlerindeki kötü koşullara dikkat çekmektedir. Buralara yaptığı ziyaretler sırasında sürekli olarak gördüklerini başkalarına gösterebilmenin yollarını aradığını belirterek, sadece çizim veya yazıyla bu işin olmayacağını anlayıp fotoğrafa yönelmiştir. Riis çektiği fotoğrafları yayınlamak üzere çeşitli dergilere gönderir. Ancak dergi editörleri çalışmalarına pek ilgi göstermezler. Riis bunun üzerine New York kiliselerinde saydam gösteriler yapıp, konferanslar vermeye başlar. Bu konuşmalar öylesine etkili olur ki, bir dergi editörü Riis’ten konuya ilişkin bir makale yazmasını ister. Bu makale onun en önemli kitabına giden yolu açacaktır.

1890 yılında yayınladığı kitabı “Diğer Yarı Nasıl Yaşıyor” ve 1892 yılında yayınladığı “Yoksulların Çocukları” kitabı New York’luları bilinçlendirip o dönemde New York valisi olan Theodore Roosevelt’in bir takım reform önlemleri almasına yol açar. Bunlar arasında Riis’in yayınladığı Mulberry Bend mahallesindeki barınaklarda vardır. Günümüzde burada Jacob A. Riis Neighbourhood Settlement denilen mahalle yükselmektedir.
Gisel le Freund’a göre Riis’in çalışmalarıyla; “Tarihte ilk kez bir fotoğrafçı, fotoğrafı, yoksulların yaşamkoşullarının iyileştirilmesi savaşımında bir silah olarak başarıyla kullanmıştır”.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir